2003'te Avrupa Birliği'ne katılan Litvanya, aday ve üye ülkelere kıyasla yüksek bir gelişim eğrisi çizmiştir. Bunun sonucu olarak 2003'ün üçüncü çeyreğinde %8,8 büyümüştür. 2004'te - %7,4, 2005 - %7,8; 2006 - %7,8; 2007 - %8,9, 2008 Q1 - %7,0 büyüme rakamlarını yakalayan ülke, başarılı bir ekonomi yöntemi sergilemektedir. Litvanya, Avrupa Birliği ülkeleriyle önemli bir ticaret endeksine sahiptir.


Birleşmiş Milletler sınıflandırmasına göre Litvanya, kişi başına düşen millî gelir bakımından geliri yüksek ülkeler arasında sayılmıştır. Ülke; dört şeritli otoyolları, hava alanları ve demir yolları altyapısı olarak gelişmiştir. Ekim 2008 verilerine göre, ülkedeki işsizlik oranı %4,7 kadardır. Nüfusun %2'si ise yoksulluk sınırının altında yaşamaktadır. Kurumsal rakamlara göre ülke; AB'nin en canlı ekonomilerinden birine sahiptir, bundan dolayı ülkeye olan yabancı kaynaklı yatırımlar artmakta ve ülkede turizm sektörü de gelişmektedir. Ülkenin eski ulusal para birimi olan Litvanya litası, 1 Ocak 2015 tarihinden itibaren kullanımdan kalkmış ve Lita'nın yerine Euro kullanılmaya başlanmıştır. Litvanya, böylece Eurozone'ye geçen 19. ülke olmuştur.

Yapısal olarak, ülkede enformasyonel bilgi sistemine bağlı tutarlı bir ekonomik etkinlik sisteminin kurulması planlanmaktadır. Özellikle biyoteknoloji sektörü, ülkede önemli bir sanayi kalemi olarak öne çıkmaktadır. Bu özelliğiyle Litvanya, Baltık ülkeleri arasında sivrilmektedir. Ülkede, lazer sistemlerinin de üretimi yapılmaktadır. Ülkede, mekatronik ve bilgi teknolojileri sektörünün gelecekte önemli bir yer edineceği tahmin edilmektedir. Birleşik Krallık bankası "Barclays", 2009'da yatırımlarını Litvanya'ya genişletmeye karar vermiştir. IBM, Litvanya hükûmetiyle 2010'da yaptığı anlaşma ile ülkeye bir araştırma ajansı kurmuştur. Ayrıca, ülkeye ilk güneş pili tesisi kurulmuştur. Yine 2010'da uluslararası para transfer şirketi "Western Union" ülkeye bir merkez açmıştır. Litvanya; hükûmet stratejisini, katma değeri yüksek ürün ve hizmet üretmek üzerine kurmuştur.